Ayakkabıda malzemenin kendisi sağlam olsa bile ürün, iki parçanın birleştiği hattan açılabilir. Dikiş, sayanın en yoğun yük taşıyan ama en ince kesitli bölgesidir: iğne malzemeyi delerek geçmiştir, iplik tek başına yükü taşımaktadır ve delik sıraları malzemede zayıf bir çizgi oluşturmuştur. Bu hat üzerinde ne olacağı — ipliğin mi kopacağı, malzemenin mi dikiş boyunca yırtılacağı, dikişin mi sıyrılıp açılacağı — üretim kalitesinin en doğrudan göstergelerindendir.
TS EN ISO 17697, ayakkabı sayası, astarı ve iç tabanlığı için dikiş dayanımı deney yöntemlerini tanımlar. Standardın yapısal özelliği, tek bir yola bağlı kalmamasıdır: bünyesinde Metot A ve Metot B olmak üzere iki ayrı yöntem barındırır ve bunların her biri için cihaz donanımı, numune alma ve şartlandırma, deney prosedürü, sonuçların ifadesi ile deney raporu ayrı ayrı düzenlenmiştir. USB LAB, dikiş dayanımı çalışmalarını şartnamenizin işaret ettiği metot üzerinden, ayakkabı sektörüne özgü numune planlamasıyla birlikte yürütür.
Dikiş Hattını Ölçmenin Neden Ayrı Bir Konu Olduğu
Dikiş dayanımı, malzeme dayanımının bir alt başlığı değildir; ayrı bir mühendislik sorusudur. Aynı saya derisi, farklı iplik numarası, farklı iğne kalınlığı, farklı dikiş sıklığı veya farklı dikiş tipiyle birleştirildiğinde tamamen farklı bir dayanım verir. Yani ölçülen şey malzeme değil, malzeme-iplik-iğne-makine ayarı dörtlüsünün oluşturduğu birleşimdir. Bu yüzden sonuç, üretim hattındaki bir ayar değişikliğine malzeme değişikliği kadar duyarlıdır.
Bu duyarlılık, testi kalite kontrolde çok değerli kılar. Tedarikçi aynı malzemeyi göndermeye devam ederken dikiş makinesinde yapılan bir ayar değişikliği, iplik markasının değiştirilmesi veya iğne bakım aralığının uzaması, üründe sessizce dayanım kaybına yol açar. Bu kayıp gözle görülmez; dikiş düzgün ve düzenli görünmeye devam eder. Yalnızca ölçüm, kaybın gerçekleştiğini gösterir.
Standardın kapsamına yalnız sayanın değil astar ve iç tabanlığın da girmesi, ayakkabının iç yapısındaki dikişlerin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatır. Astar dikişinin açılması, dışarıdan görünmediği için geç fark edilen ama ayak içinde tahriş yaratarak ürünü kullanılamaz kılan bir arızadır. Bu nedenle astar ve iç tabanlık dikişleri de test planına dâhil edilmelidir.
Ayakkabıdaki hasar modlarını birbirinden ayırmak, doğru testi istemenin ön koşuludur. Malzeme içindeki bir açıklığın büyümesi yırtılma dayanımının konusudur; kaplamalı sayada kaplamanın taşıyıcısından ayrılması katman ayrılması direncinin konusudur. Dikiş dayanımı ise bunlardan bağımsız olarak birleşim hattını sorgular.
Hangi Üretici ve Hangi Ürün Grubu İçin Anlamlı?
Dikiş dayanımı verisi, ayakkabı değer zincirinin farklı halkalarında farklı sorulara cevap verir:
Ürün grubu açısından yöntem; klasik ve günlük ayakkabıdan spor ayakkabıya, bot ve çizmeden sandalete, iş ve güvenlik ayakkabısından çocuk ayakkabısına kadar dikişli birleşim içeren tüm modellerde uygulanabilir. Özellikle yüksek yük gören modellerde — bilek destekli botlar, güvenlik ayakkabıları, dış mekân modelleri — dikiş hattı ürün ömrünü belirleyen bileşendir.
Ayakkabı üreticileri: dikiş makinesi ayarlarının, iplik ve iğne seçiminin doğrulanması
Saya imalatçıları (fason saya atölyeleri): teslim edilen sayanın birleşim kalitesinin belgelenmesi
Markalar ve ithalatçılar: farklı fabrikalarda üretilen aynı modelin birleşim kalitesinin kıyaslanması
İplik ve tela tedarikçileri: ürünlerinin gerçek dikiş konfigürasyonundaki performansının gösterilmesi
Kalite ve satış sonrası ekipleri: dikişten açılan iade ürünlerde kök neden çalışması
Metot A ve Metot B: TS EN ISO 17697’nin İki Yolu
Standardın en belirleyici özelliği, dikiş dayanımını tek bir düzenekle değil iki ayrı metotla ele almasıdır. Metot A ve Metot B, standardın içinde baştan sona ayrı ayrı düzenlenmiştir: her metodun kendi cihaz ve malzeme donanımı, kendi numune alma ve şartlandırma kuralları, kendi deney prosedürü ve prensibi, kendi sonuç ifade biçimi ve kendi deney raporu içeriği vardır. Dolayısıyla iki metot, aynı testin iki varyantı değil; ortak bir başlık altında toplanmış iki ayrı deney kurgusudur.
Bu ayrımın pratikteki karşılığı önemlidir: iki metodun sonuçları otomatik olarak birbirinin yerine geçmez. Bir şartname Metot A’ya göre bir değer istiyorsa, Metot B ile alınmış bir sonuç o şartnameyi doğrudan karşılamaz. Bu nedenle test talebinde metodun açıkça belirtilmesi, sonradan raporun geçersiz sayılmasını önler. Şartnamenizde metot belirtilmemişse, ürün tipine ve alıcının beklentisine göre birlikte karar veririz.
Numune alma ve şartlandırma her iki metotta da sonucu doğrudan etkileyen bir aşamadır ve bu nedenle standartta metot bazında ayrı ayrı düzenlenmiştir. Ayakkabı bileşenlerinde nem içeriği, malzemenin iğne deliği çevresindeki davranışını değiştirir; bu yüzden deneye girmeden önce numunelerin ayakkabı ve bileşenleri için tanımlı koşullarda dengelenmesi beklenir. Aynı dikişten alınan iki numunenin farklı nem düzeyinde sınanması, karşılaştırmayı anlamsız kılar.
Standardın kimliğine dair bir not, eski dokümanlarla çalışırken işe yarar: TS EN ISO 17697, ayakkabı bileşenlerinde dikiş dayanımı için daha önce kullanılan EN 13572’nin yerini almıştır. Şartnamesinde hâlâ eski numara bulunan alıcılarla çalışırken güncel karşılığın bu standart olduğunu belirtmek, yazışmayı kısaltır.
Tekstil Dikiş Testlerinden Farkı ve Doğru Metodun Seçilmesi
Dikiş konusu tekstil tarafında da işlenir ve test planlarında sık karışır. Konfeksiyon ürünlerinde dikiş mukavemeti, dikiş kayması ve dikiş açılması için ayrı ayrı yerleşik metotlar vardır ve bunlar giysi kumaşlarının davranışına göre kurgulanmıştır.
TS EN ISO 17697 ise ayakkabı bileşenleri için tanımlanmıştır; numune alma yeri, şartlandırma çerçevesi ve deney kurgusu saya, astar ve iç tabanlık gerçeğine göre düzenlenmiştir. Bir ayakkabı alıcısı dikiş dayanımı istediğinde beklenen metot kural olarak ayakkabıya özgü olandır; konfeksiyon metoduyla alınmış bir rapor, aynı başlığı taşısa da farklı bir soruya cevap verir. Koruyucu eldiven gibi başka ürün ailelerinde ise dikiş dayanımı kendi ürün standardına göre değerlendirilir.
Doğru metodu seçmek, raporun alıcı tarafından kabul edilmesinin ön koşuludur. Test öncesinde şartnamenizi, hedef pazarınızı ve ürünün kullanım yükünü birlikte gözden geçirerek hangi metodun hangi numune planıyla uygulanacağını netleştiririz.
Raporlama ve Tedarik Zincirinde Kullanımı
Deney raporunun içeriği, seçilen metoda göre standartta ayrıca tanımlanmıştır ve şu başlıkları taşır: uygulanan metot (A veya B), bileşen ve dikiş tanımı, numune alma bilgisi, şartlandırma koşulları ve sonuçlar. Metodun rapor üzerinde açıkça yer alması, belgenin farklı alıcılar tarafından doğru okunmasını sağlar; bu ayrıntı eksik olduğunda rapor teknik olarak doğru olsa bile ticari olarak tartışmaya açık kalır.
Metodun uluslararası kimliği, belgenin hedef pazardaki alıcı laboratuvarları ve denetçileri tarafından yerel bir karşılık aranmadan kabul edilmesini kolaylaştırır. Raporlarımız talep hâlinde çok dilli düzenlenir. Satın alma tarafında veri, fason atölyeler arasında objektif bir seçim ölçütü sunar; üretim tarafında dikiş parametrelerinin optimizasyonuna zemin oluşturur; kalite tarafında ise dikişten açılan iade ürünlerde sorunun malzemeden mi, iplikten mi yoksa makine ayarından mı kaynaklandığını daraltır. Koruyucu ayak giyeceklerinde ise bileşen testleri ürün standardının istekleriyle birlikte planlanabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Seçim genellikle alıcı şartnamesiyle belirlenir; iki metot standartta baştan sona ayrı düzenlenmiş olduğu için sonuçları otomatik olarak birbirinin yerine geçmez. Şartnamenizde metot belirtilmemişse ürün tipi ve hedef pazar üzerinden birlikte karar verir, seçilen metodu raporda açıkça belirtiriz.
Her iki yol da değerlendirilebilir. Önemli olan, test edilen dikişin üründeki gerçek konfigürasyonu — iplik, iğne, dikiş sıklığı ve malzeme kombinasyonunu — temsil etmesidir. Numune alma ve şartlandırma, seçilen metot için standartta tanımlı kurallara göre yürütülür.
Evet. Standardın kapsamı sayanın yanı sıra astar ve iç tabanlığı da içerir. Astar dikişinin açılması dışarıdan görünmediği için geç fark edilen bir arızadır; iç yapının da test planına alınması bu riski erken aşamada görünür kılar.
Genellikle olmaz. Konfeksiyon metotları giysi kumaşlarının davranışına göre kurgulanmıştır; ayakkabı alıcıları kural olarak ayakkabı bileşenleri için tanımlı metodu bekler. Doğru başlık altında ama yanlış metotla alınmış bir rapor, denetimde tartışmaya açık kalır.
Neden USB Lab?
Dikiş dayanımı testinde hangi metodun sizin ürününüze uygun olduğunu konuşmak için +90 216 706 95 46 numaralı hattımızı arayabilir, şartname ve numune bilgilerinizi iletmeniz hâlinde programınızı hızlıca kurabiliriz.






