Kaplamalı saya malzemelerinde ürünü bitiren hasar çoğu zaman bir yırtık ya da açılan bir dikiş değildir; yüzeydeki kaplamanın altındaki taşıyıcıdan kalkmasıdır. Kaplama önce kabarır, sonra pul pul ayrılır ve altındaki dokuma ortaya çıkar. Malzeme hâlâ sağlamdır, dikişi durmaktadır, ama ayakkabı görsel olarak kullanılamaz hâle gelmiştir. Bu hasar modunun teknik adı katman ayrılması, yani delaminasyondur.
TS EN ISO 17698, kaplamalı malzemeden yapılmış sayalarda delaminasyon direncinin belirlenmesine ilişkin deney yöntemini ortaya koyar; standardın kapsam maddesinde bu belirlemenin gerekçesi, malzemenin kullanılacağı yere uygun olup olmadığının değerlendirilmesi olarak verilir. Standardın kendi tanımıyla delaminasyon direnci, bir kaplama ile taban malzemesi arasındaki yapışmanın dayanımıdır. Yöntem, uluslararası deri kimyagerleri ve teknologları birlikleri çatısı altında geliştirilen IULTCS/IUF 470 metoduna dayanır. USB LAB, bu testi poliüretan ve benzeri kaplamalı saya malzemeleri için yürütür.
Kaplama-Taşıyıcı Bağının Neden Ölçülmesi Gerekir?
Kaplamalı saya malzemesi, tek bir malzeme değil bir yapıdır: altta yükü taşıyan bir taban malzemesi, üstte görünümü ve yüzey özelliklerini veren bir kaplama vardır. Ürünün ömrü, bu ikisi arasındaki bağın ömrüyle sınırlıdır. Taşıyıcı ne kadar sağlam, kaplama ne kadar kaliteli olursa olsun, aralarındaki yapışma zayıfsa ürün ilk sezonda görsel olarak dağılır.
Bu risk, reçetedeki küçük değişikliklere karşı özellikle hassastır. Kaplama kalınlığının azaltılması, taşıyıcı dokumanın değiştirilmesi, ara katman kimyasının güncellenmesi ya da kürlenme koşullarının kayması bağ dayanımını doğrudan etkiler. Bu değişikliklerin hiçbiri gözle veya elle anlaşılmaz; malzeme aynı görünür, aynı hisse verir.
Standardın öngördüğü hidrolize numune seçeneği, riskin zamana yayılan boyutunu kapsar: yapışma bağı nem ve ısı etkisiyle zayıflayabildiği için, ilk günlerde başarılı görünen bir malzeme aylar sonra ayrılmaya başlayabilir. Yaşlandırma şartlandırması uygulanmış numunelerle çalışmak, bu gecikmeli riski önceden görünür kılar.
Ayakkabı test planında bu hasar modunu diğerlerinden ayırmak gerekir. Malzemedeki bir açıklığın ilerlemesi yırtılma dayanımının konusudur, birleşim hattının açılması dikiş dayanımının, kıvrım hattındaki çatlama ise bükülme dayanımının konusudur. Delaminasyon bunların hiçbiriyle örtüşmez; ölçtüğü şey iki katman arasındaki yapışmadır.
Hangi Malzemelerde ve Hangi Amaçla İstenir?
Standardın kapsamı kaplamalı malzemeden yapılmış sayalarla tanımlıdır; dolayısıyla test öncelikle şu ürün ve taraflar için anlamlıdır:
Uygulama alanı, kaplamalı saya kullanan hemen her ayakkabı kategorisini kapsar: spor ayakkabı ve sneaker üst yapıları, sentetik günlük ayakkabılar, çocuk ayakkabıları, iş ve güvenlik ayakkabılarının sentetik saya bölümleri, bot ve çizmelerin kaplamalı parçaları. Kaplamanın görsel işlevi öne çıktığı modellerde — parlak, metalik ya da desenli yüzeylerde — delaminasyon riski daha da kritik hâle gelir, çünkü en küçük kalkma bile üründe hemen fark edilir.
Poliüretan kaplamalı kumaşlar ve benzeri sentetik saya malzemeleri
Kaplamalı saya üreten malzeme tedarikçileri: ürün beyanının doğrulanması
Ayakkabı markaları ve ithalatçılar: numune onayı ve parti kabulünde bağ dayanımının teyidi
Kalite ekipleri: yüzeyi kalkan iade ürünlerde kök neden analizi
Ürün geliştirme: kaplama kalınlığı, taşıyıcı yapı ve ara katman değişikliklerinin etkisinin ölçülmesi
TS EN ISO 17698 Deney Düzeneği ve Uygulanışı
Yöntemin özü, kaplamayı taşıyıcısından ayırmak için gereken kuvvetin ölçülmesidir. Bunun için kaplamalı yüzeye, kaplamadan daha güçlü bir referans malzeme yapıştırılır ve bu referans katman çekilerek kaplamanın taban malzemesinden soyulması sağlanır. Ölçülen kuvvet, kaplama-taşıyıcı bağının dayanımını verir. Referans malzeme olarak standart, (3,5 ± 0,2) mm kalınlığında ve (95 ± 2) IRHD — Shore A karşılığı — sertliğinde reçine kauçuk öngörür; bu kauçuğun yüzey soyulma yırtılma dayanımı deney numunesininkinden yüksek olmalıdır, aksi hâlde kopma yanlış arayüzde gerçekleşir.
Deney parçaları presli bıçak veya makas gibi bir kesme düzeneğiyle (50 ± 1) mm × (70 ± 1) mm dikdörtgen olarak kesilir; hidrolize numunelerle çalışılacaksa ayrıca (70 ± 1) mm × (70 ± 1) mm kare parçalar kesebilen ikinci bir düzenek gerekir. Yapıştırmada, reçine kauçuğa ve numunenin kaplı yüzeyine iyi bağlanan solvent bazlı poliüretan yapıştırıcı kullanılır; kauçuk tarafında bağı güçlendirmek için ayakkabı imalatındaki halojenleme çözeltisi türü bir yapışma astarı uygulanabilir.
Yapıştırma zincirinin kontrolü ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır. Kurumuş yapıştırıcı filmi, ışıyan bir ısıtıcıyla 15 saniye içinde 80 °C ile 90 °C aralığına getirilerek yeniden aktifleştirilir; standarda göre yaklaşık 3 kW gücünde ve yaklaşık 0,06 m² alanındaki bir ısıtıcı elemanın 100 mm ile 150 mm mesafeden kullanılması uygundur ve ayakkabı üretiminde taban-saya reaktivasyonunda kullanılan ticari ekipman da elverişlidir. Film sıcaklığının hedef aralıkta kaldığı, erime sıcaklığı 83 °C olan ısıya duyarlı kalemlerle veya kızılötesi ölçüm tabancasıyla doğrulanır. Ardından hızlı hareket eden bir plakalı pres, 50 mm × 70 mm alan üzerine (550 ± 50) kPa basınç uygular; presleme sırasında basıncın homojen dağılması için en az 10 mm kalınlığında ve (40 ± 10) IRHD sertliğinde bir kauçuk ped kullanılır.
Soyma işlemi, çene ayrılma hızı (100 ± 10) mm/dak olan bir çekme deney makinesinde yürütülür. Makinenin kuvvet aralığı numuneye uygun seçilir; poliüretan kaplamalı kumaş numuneleri için normalde 0 N ile 200 N aralığı yeterlidir. Kuvvet ölçüm sistemi, ISO 7500-1’e göre sınıf 2 doğruluğunda, yani %2’den daha iyi doğrulukla ölçüm yapabilecek nitelikte olmalıdır. Kuvvet, otografik kaydedici ya da eşdeğer bir düzenekle sürekli kaydedilir; böylece soyma boyunca dalgalanan eğri bütünüyle elde edilir. Standardın normatif atıfları bu zinciri tamamlar: deney parçalarının nereden alınacağı, nasıl hazırlanacağı ve ne kadar süre şartlandırılacağı ISO 17709’a, deney ortamının atmosfer koşulları ISO 18454’e, yaşlandırma uygulanacaksa bunun koşulları ISO 20870’e bağlanmıştır; ıslak işlemlerde analitik amaçlı su için ISO 3696 esas alınır.
Raporlama ve İhracat Dosyalarında Kullanımı
Deney raporu; uygulanan standardı, malzeme ve kaplama tanımını, numune ölçüsünü ve alındığı bölgeyi, numunenin hidrolize edilip edilmediğini, yapıştırma ve presleme koşullarını, şartlandırma bilgisini ve soyma kuvveti sonuçlarını belgeler. Kullanılan referans kauçuk ile yapıştırıcı sisteminin raporda yer alması, sonucun tekrar üretilebilirliği açısından önemlidir; farklı yapıştırma zinciriyle alınmış sonuçların doğrudan kıyaslanması doğru olmaz.
Deney yönteminin arkasında hem ISO hem de Avrupa standardizasyonunun bulunması, belgenin ihracat yaptığınız ülkelerde ayrıca gerekçelendirilmesine gerek bırakmaz. Kimlik tarafında bir not: delaminasyon direnci için önceden yürürlükte olan EN 13514 geri çekilmiş, yerini bu standart almıştır. Şartnamesinde hâlâ o numara bulunan alıcılarla çalışırken bu karşılığı belirtmek yeterlidir. Raporlarımız talep hâlinde çok dilli düzenlenir.
Sonucun Ürün Kararlarına Dönüşmesi
Delaminasyon verisi, kaplamalı saya tedarikinde en doğrudan karar aracıdır: iki tedarikçinin aynı görünen malzemesi arasındaki yapışma farkı bu ölçümle sayısallaşır. Ürün geliştirmede ise kaplama kalınlığı ve ara katman kimyası üzerindeki denemelerden hangisinin gerçekten iyileştirme sağladığını gösterir.
Yaşlandırma uygulanmış numunelerle yürütülen bir seri, malzemenin bugünkü değil zaman içindeki davranışını öngörür; uzun raf ömrü olan modellerde ve nemli iklimlere ihracatta bu özellikle değerlidir. Kalite tarafında ise yüzeyi kalkmış bir iade ürününden alınan sonuç, sorunun malzeme bağından mı yoksa üretimdeki ısıl işlem veya montaj koşulundan mı geldiğini daraltır. Yüzeyin sürtünmeyle yıpranması ayrı metotların konusudur; iki veri birlikte okunduğunda yüzey ömrü tablosu tamamlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. Aşınma testleri yüzeyin sürtünmeyle yıpranmasını ölçer; TS EN ISO 17698 ise kaplamanın taşıyıcı malzemeden ayrılmasına karşı direnci, yani iki katman arasındaki yapışma dayanımını ölçer. Kaplamalı bir malzeme aşınmaya dayanıklı olup delaminasyona karşı zayıf olabilir; iki özellik birbirinden bağımsızdır.
Standardın kapsamı kaplamalı malzemeden yapılmış sayalarla tanımlıdır; yöntem, bir kaplama ile taban malzemesi arasındaki yapışmayı ölçer. Katmanlı bir yapı yoksa ölçülecek bir bağ da yoktur; bu durumda yırtılma ve gerilme gibi diğer metotlar planlanır.
Kaplamalı malzemelerde yapışma bağı nem ve ısı etkisiyle zamanla zayıflayabilir. Standart, yaşlandırma şartlandırması uygulanmış numunelerle çalışılabilmesi için ayrıca (70 ± 1) mm × (70 ± 1) mm kare parçaların kesilmesini öngörür. Bu, depolama ve nemli iklim koşullarındaki gecikmeli riskin önceden görülmesini sağlar.
Kaplamayı soymak için yapıştırılan reçine kauçuğun yüzey soyulma yırtılma dayanımı, deney numunesininkinden yüksek olmalıdır. Aksi hâlde kopma kaplama-taşıyıcı arayüzünde değil referans malzemede gerçekleşir ve ölçülen değer bağ dayanımını yansıtmaz. Bu nedenle standart, kauçuğun kalınlık ve sertlik özelliklerini tanımlar.
Neden USB Lab?
Kaplamalı saya malzemenizin katman ayrılmasına karşı ne kadar dayandığını öğrenmek için numunenizi ve varsa yaşlandırma talebinizi bize iletin; ayrıntılar için +90 216 706 95 46 numaralı hattımız üzerinden teknik ekibimize danışabilirsiniz.






