Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamını temel bir insan hakkı olarak tanımlıyor ve tüm üye ülkeleri bu hakkı tanımaya, geliştirmeye ve uygulamaya davet ediyor. Her yıl yaklaşık 2.93 milyon kişi iş kaynaklı nedenlerle hayatını kaybediyor, 395 milyon kişi ise yaralanıyor. Bu tablo, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanında küresel düzeyde daha güçlü politikalar ve uygulamalar geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
ILO’nun 2024–2030 Küresel Stratejisi, iklim değişikliği, dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri gibi çağdaş riskleri de kapsayan kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Özellikle aşırı sıcaklık gibi çevresel faktörlerin iş güvenliği üzerindeki etkileri vurgulanıyor; bu konuda alınacak önlemlerle yılda 361 milyar dolarlık ekonomik kaybın önlenebileceği belirtiliyor. ILO, mikro ve küçük işletmelerden büyük sanayi kuruluşlarına kadar her ölçekteki işyerine yönelik eğitimler, rehberler ve politika araçları geliştirerek destek sağlıyor.
ILO’nun “Safety + Health for All” programı, işçilerin güvenliğini artırmak için kalkınma iş birliklerini mobilize ediyor. Ayrıca, ulusal İSG politikalarının geliştirilmesi, işyeri düzeyinde yönetim sistemlerinin kurulması ve çalışanların sürece aktif katılımı teşvik ediliyor. Bu yaklaşım, sadece yasal uyumu değil, aynı zamanda iş verimliliğini, çalışan bağlılığını ve kurumsal itibarı da güçlendiriyor.




